Venezuela Devlet Başkanı Maduro, Karayip Denizi’nde Askeri Tatbikat Başlattı
Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro, başkent Caracas’ta gerçekleştirilen İşçi Kurucu Meclisi Teşvik Komisyonu yemin töreninde, Bolivarcı Ulusal Silahlı Kuvvetlerin (FANB) milislerle ve polis teşkilatlarıyla birlikte ülke genelinde ve Karayip Denizi’nde 72 saat sürecek askeri tatbikatların başlatıldığını duyurdu.
Maduro, “Bu tatbikat 72 saat boyunca devam edecek, çünkü tüm noktaların belirlenmesi gerekiyor. Aramam gereken kişileri aradım ve ülke kıyılarındaki eylem noktalarının savunulması için tüm askeri ekipmanların derhal harekete geçirilmesi talimatını verdim.” ifadelerini kullandı.
Devlet televizyonu VTV’ye göre, tatbikatlar ülkenin kuzeybatısındaki Zulia eyaletinden, kuzeydoğudaki Sucre eyaletine kadar olan tüm kıyı şeridini kapsıyor.
Venezuela Savunma Bakanı Vladimir Padrino Lopez, ordunun halihazırda kıyılarda konuşlu olduğunu ve en yüksek hazırlık seviyesinde olduklarını belirtti.
ABD Merkezi Haberalma Teşkilatının (CIA) Venezuela’da rejim değişikliği amacına ulaşamayacağını vurgulayan Lopez, kara yollarında keşif operasyonları, hava gözetimi, araştırma ve elektronik izleme operasyonları, drone kalkışları, Venezuela kıyılarının bazı bölgelerinde amfibi operasyonlar ve ayrıca ülkenin kıyı bölgelerinin bazı kısımlarında polis yoğunluğu ve güvenlik önlemleri uyguladıklarını belirtti.

ABD Karayipler’deki askeri varlığını gerekçelendirirken, Venezuela’nın uyuşturucu trafiği konusundaki eylemlerinden memnun olmadıklarını ve Karayipler’deki uyuşturucu kartellerine karşı mücadeleyi sürdüreceklerini belirtti.
ABD Başkanı Trump, Latin Amerika kökenli uyuşturucu kartelleriyle mücadeleyi gerekçe göstererek ordunun daha fazla ve etkin kullanılması talimatı vermişti.
Venezuela Devlet Başkanı Maduro ise ülkede 4,5 milyon milis gücünü seferber ettiğini ve herhangi bir saldırıya karşı hazır olduklarını açıkladı.
ABD’nin Venezuela açıklarında bazı tekneleri uyuşturucu kaçakçılığı gerekçesiyle hedef almaya devam etmesi hem Venezuela yönetimi hem de uluslararası kamuoyunda eleştirilere neden olurken, yapılan saldırıların uluslararası hukuka aykırı olduğu savunulmuştu.