LGS yerleştirme sonuçları okullar arasındaki eşitsizliği ortaya çıkardı: Kazanan ilk yüzde 5!
“Bu hiç adaleti olmayan bir yarış. On binlerce öğrenci evlerinden çok uzaktaki istemedikleri okullara yerleşecek. Üç öğrenciden biri yaşıtlarına göre daha az mutlu olacakları bir maceraya başlayacak.”
Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki yerleştirme sonuçları, okullar arasındaki eşitsizliği ve “akademik başarısı düşük” on binlerce öğrencinin “seçenek” sorununu bir kez daha gözler önüne serdi. Eğitim uzmanı Alaattin Dinçer, “Bu bir yarış, üstelik hiç adaleti olmayan bir yarış. Bu yarışın kazananı ilk yüzde 5, ardından ilk yüzde 10’luk çembere girebilenler. Okullar, sınıfsal ayrımın, sosyal adaletsizliğin ve ekonomik eşitsizliğin en somut görüldüğü ve yaşandığı yerler oldu” dedi.
Bir ölçme değerlendirme uzmanı, LGS yerleştirme verilerini şöyle değerlendirdi:
-AKADEMİK BAŞARI: LGS’de akademik başarısı en yüksek olan ve ilk yüzde 5’lik dilimde yer alan 43 bin 850 öğrencinin tercih eğilimleri, en başarılı grubun yönelimlerini ortaya koyuyor.
En başarılı yüzde 5’lik dilimdeki öğrencilerin yarıdan fazlası (yüzde 52.16) fen liselerine yerleşti. Bunu yüzde 40.55’lik oranla Anadolu liseleri takip ediyor.
Bu başarılı öğrencilerin lise öncesi eğitim geçmişlerine bakıldığında; yüzde 55.66’sının resmi ortaokullardan, yüzde 31.35’inin özel ortaokullardan ve yüzde12,99’unun ise imam hatip ortaokullarından mezun olduğu görülüyor.
-ÖNE ÇIKAN OKULLAR/ OKUL TÜRLERİ: Sınavla yerleşen toplam 190 bin 473 öğrencinin yüzde 31.91’i Anadolu lisesine, yüzde 21.78’i anadolu imam hatip lisesine, yüzde 21.16’sı mesleki ve teknik anadolu lisesine (MTAL) ve yüzde 20.32’si fen lisesine yerleşti. Merkezî yerleştirmede kontenjanlar neredeyse tamamen doldu. (Yüzde 95.76).
Sınavsız yerleşen 772 bin 849 öğrencinin tercihleri incelendiğinde, Anadolu liseleri yüzde 45.66 (352 bin 895 öğrenci) ile en çok yerleşilen okul türü olmaya devam ediyor. Ancak göze çarpan en önemli veri, mesleki ve teknik anadolu liselerinin (MTAL) yüzde 44.50 (343 bin 948 öğrenci) yerleşme oranı ile anadolu liselerine çok yaklaşması. MTAL’lerin yerel yerleştirmede yüksek oranda tercih edildiği görünse de bu durum, imam hatip liselerine yönlendirilip bunu reddeden öğrenci kitlesinin zorunlu tercihi gibi görünüyor.
-YERLEŞEMEYEN ÖĞRENCİLER: İlk yerleştirme sonuçlarına göre ülke genelinde lise kontenjanlarının yüzde 76.48’i doldu, geriye 296 bin 292 kişilik boş kontenjan kaldı. Merkezî sınav puanıyla alan okullarda doluluk oranı yüzde 95.76 olduğu için bu alanda yerleşemeyen öğrencilerin yönelebileceği çok az yer var. Geriye kalan bölüm, doluluk oranı yüzde 72.86’da kalan ve yüz binlerce boş kontenjan barındıran yerel yerleştirme (sınavsız alan) okullar. (Anadolu, MTAL ve İmam Hatip liseleri).”
Eğitim uzmanı Alaattin Dinçer de sonuçlar üzerine şu yorumu yaptı:
“Okullar iktidar olanların muktedir olduğu, muktedir olanların kendi siyasal tercihleri doğrultusunda ayrımcılığa/ayrıştırmaya uğratıldığı yerler haline geldi. Bunun en somut göstergesi son beş yılda merkezi sınavla öğrenci alan beş okul türünün sadece birinde, Anadolu imam hatip liselerinde kontenjan artışı yapılmış olmasında görülebiliyor.
Yapılan sınavlar, sayısal göstergeler, alınan notlar/ puanlar, tercihler ve yerleştirmeler ve bir bütün olarak ortaya çıkan sonuçlar bize eğitimin her geçen gün daha çok piyasalaştığını, kamusal bir hak olmaktan uzaklaştığını, bütün yurttaşlara eşit düzeyde kamusal bir hizmet olarak sunulmadığını gösteriyor.
Yerel yerleştirme ile evine yakın okullara yerleşemeyen on binlerce öğrenci, çok uzaklardaki okullara gitmek zorunda kalacak. Her üç çocuktan biri yaşıtlarına göre daha az mutlu olacakları ya da tamamen mutsuzluk ve başarısızlık yaşayacakları bir maceraya başlamış olacak.”
SEÇENEĞİMİZ NEDEN AZ?
Kızı, istediği hiçbir okula yerleşemeyen bir anne anlatıyor: “Kızımın akademik başarısı çok yüksek olmadığı için merkezi sınavla öğrenci alan liselere yönelik bir tercih yapamadık. Ortaöğretim Başarı Puanı (OBP) üzerinden yerel yerleştirme kapsamında tercihlerimizi yaptık. Ancak kızım, tercih ettiğimiz okulların hiçbirine yerleşemedi. Çocuğumun önünde ya meslek lisesine yönelmek ya da evimize uzak bir okula gitme seçeneği var. Asıl itirazım, akademik başarısı yüksek olmayan çocukların eğitim seçeneklerinin bu kadar daraltılmasıdır. Çocukların yalnızca akademik başarılarına göre sınıflandırılmadığı, her çocuğun yaşadığı bölgede erişilebilir, güvenli ve nitelikli bir liseye devam edebilmesini sağlayan bir yerleştirme sisteminin gerekli olduğunu düşünüyorum. Bir çocuğun akademik başarısının düşük olması, eğitim ve güvenli ulaşım hakkından, kendisini geliştirme fırsatından daha az yararlanması anlamına gelmemeli.”
The post LGS yerleştirme sonuçları okullar arasındaki eşitsizliği ortaya çıkardı: Kazanan ilk yüzde 5! first appeared on Kilis Egitim.